Ana sayfa Kavaklıdere Haber Forum Videolar Fotoğraflar Ziyaretçi Defteri İletişim
 

KAVAKLIDERE KÜLTÜRÜ

  Kavaklıdere tarihinde, özellikle bakırcılık önemli bir yere sahiptir. Sözlü kaynaklara göre bölgedeki Türkmen bakırcılığının geçmişi 400-700 yıl arasında değişmektedir. Yerleşimcilerin günlük hayattaki süt kaynatma, yoğurt yapma gibi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yörede bakırcılık ve kalaycılık gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Ege Bölgesi ve çevresinin (Uşak, Afyon, Manisa, İzmir, Denizli, Isparta, Antalya) her türlü bakır ihtiyacı, deve, beygir, katır gibi koşum hayvanları aracılığıyla sağlanmış, bakır ticareti ile uğraşanlar ‘kayaf’ adı ile anılmıştır.

Bakırcılık, yörenin sadece ekonomisini değil kültürel yaşamını da etkilemiştir. Bakırcılar, kazanılan paranın güvenli şekilde saklanabilmesi, miktarının anlaşılmaması, saklanacak bakır eşyanın yada kalaylanacak kapların fiyatının müşteriler veya yabancılar tarafından bilinmemesi için kendi aralarında Bakırcı Dili (Palleci Dili, Meekçi Nası) adı verilen tamamen kendine özgü bir dil meydana getirmişlerdir.

            Bu dil, Kavaklıdere ilçesi ile bu ilçeye bağlı Menteşe(Genek) ve Çayboyu(Mesevle)  Beldeleri, Çamyayla(Bellibol), Nebiler Köyü, Sungur ve Kuyualan Köyleri ve Muğla merkeze bağlı Dokuzçam Köyü’nde bakırcılar arasında geçmişte yaygın şekilde kullanılmıştır.

            Günümüzde bu dilin kullanımı giderek azalmaktadır.

 

Yüzölçümü 363 km2’dir.İlçemizin Menteşe, Çayboyu ve Çamlıbel isimli üç beldesi bulunmaktadır.Ayrıca ilçeye bağlı 8 köy bulunmakta olup, en yakın köy 6 km. uzaklıktadır. Kavaklıdere İlçe merkezi coğrafi yapı olarak tepelere ve yamaçlara kurulu  tipik bir şehir durumunda olup, İlçenin en yüksek yeri güneyinde bulunan Göktepe’dir (1880mt). İlçe merkezi 850 mt. Yükseklikte olduğundan iklim  ilimize ve çevre illere nazaran daha serttir. Yaz aylarında havalar serin geçmektedir.

KAVAKLIDERE VE ZEYBEKLER

           Ege Bölgesinin sembolü olan efelerin Kavaklıdere tarihine ve kültürüne önemli katkıları olmuştur. Kavaklıdere ve çevresi, özellikle Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde Yörük Ali Efe, Çakırcalı Mehmet Efe, Molla Ahmet gibi efelerin ve zeybeklerin faaliyet alanları içerisinde yer almış, Kozalı Osman, Semerci ve Keçeli gibi yerli çetelerin ortaya çıktığı merkez konumunda bulunmuştur. Cumhuriyet’in kurulmasından sonra otorite boşluğu yıllarının oluşumu olan bu teşkilatlanmalar tamamen tasfiye edilmiş, folklorik öğeler olarak varlığını ise günümüze kadar sürdürmüşlerdir.